Tasindik..
Salı, Şubat 7, 2006
Evet efenim, burada da yolumuz buraya kadarmis, Blogger'da baslayan blog maceramiz blogcu'da devam etmisti, Blogger'in yapisindan kaynaklanan bi uyuz olma durumu sozkonusu vardi, burada ise policylerden kaynaklanan bi tilt olma durumu..
Zaten uzunca bi zamandır yeni bir ev arayışı içinde idik, en sonunda baba yadigarı evi biraz restore ettirip biraz da orasını burasını değiştirip kullanmaya karar verdik. Bööle kira ellerinde beleş de olsa oturulmuyor, bi çivi bile çaktırtmıyorlar adama.. Hatta eve gireceğin kapının üzerinde bile uyarı var.. Ne yapayım ben böyle evi..
Neyse, uzunca bir zaman kahrımızı çekti, giderayak "b..k atıyormuş gibi" olmasın..
Yeni evde boya badana işlemleri hala sürüyor, heryer her yerde, ortalık dandini, gelecek olanlara kahve içiremeyebiliriz bile, ama yardım edecek olanlara gazos kapagından madalyamız var:)
Yumurcak
Yeni adresimiz:
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Kapatin gitsin!!!
Salı, Ocak 24, 2006
Simdi soyle bir baktim da, ne kadar cok illegal icerik olan bloglarimiz varmis yahu, aslinda bence blogcu yonetimi bu sekilde bu isin sonunu getiremeyecek, en iyisi sunlari da istemeli insanlardan :
a) "Asla illegal bir icerigi (Kendi kendime evde otururuken soyledigim bir sarkinin kaydi bile olsa, telif haklari kanunu cercevesinde degerlendirilmesi gerekeceginden) blogcu.com sunucularinda tutmayacagimi, bu tur kayitlari ve/veya sarkicilara ait sarkilarin MP3 formatindaki dosyalarini, DivX ve benzeri formatlarda kaydedilmis bulunan filmleri, scan edilip duzenlenmis hikaye, roman, arastirma yazisi ve benzeri e-kitap formatindaki dosyalari ve daha sonra belirtilebilecek herhangi tür icerige ait linkleri blogumda yayinlamayacagimi, asla porno sitelere link vermeyecegimi, hatta bikinili/mayolu fotograflari bile yayinlamadan kirk kez dusunecegimi taahhut ederim" iceriginde bir yazi.
b) Kisilerin takibi acisindan:
i. Nufus kagidi fotokopisi
ii. Ikametgah ilmuhaberi
iii. Son bir yil icinde yer degistirdi iseniz daha onceki oturdugunuz adresteki muhtarliktan alinmis "uyumludur" belgesi
iv. adliyeden alinmis sabika kaydi (basvuru tarihinden onceki iki is gunu icinde alinmis olmasi zorunlu olup daha eski sabika kayitlari herhangi bir onem teskil etmemektedir)
Bunlari aldiktan sonra istihdam edilecek 10 kisilik kadro ile en son yazilan bloglarin incelenmesi, ayrica bu is icin gonullu olacak insanlarin tesvik edilmesi, hatta ispiyonlayacak kisilere ilave web alani, domain ismi gibi ayricaliklarin saglanmasi yerinde olacaktir.
yoksa zavalli blog adminleri ne yapsinlar, her gun yuzlerce kisi blog yaziyor, takibi gercekten cok guc..
PS: Bloglari sikayet edenlerin bir kisminin blogunda MP3'ler, WMV'ler gormek beni ayrica sasirtti, belirtmeden gecemeyecegim :))
-Yumurcak
(Buyuk bi olasilik blog kapatilacak.. bakalim gorecegiz..)
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Dun gece..
Pazartesi, Ocak 23, 2006
Hic bi sey olmadi. dagilabilirsiniz. bitti.
Aslinda oldu. Ben genelde mutfakta laptopla calismayi tercih ediyorum, malum, caydanliga yakin olmak lazim:) e mutfakla evin cikis kapisi birbirine bakiyor. Gece saat 11 sulari sanirim.
Maoouuuu, miyaouuuu (bebek aglamasiyla kedi viyaklamasi arasi bisii)
Allahim gecenin köründe nerden cikti diye dusunurken kapinin disina baktim baktim goremedim. (bu arada mercekten bakiyorum, benim baktigim mercekten gorulebilmesi icin kedinin 3 yil boyunca mcdonaldsdan beslenmis garfield olmasi lazim)
kapiyi acma gafletinde bulundum.
Aman Allahim, o ne hizdi yahu oyle! bir anda kedi(cik) kapidan daldi vee CiUVVVVVVV! dooru annemlerin yatak odasina yatagin altina..
Gel de cik isin icinden, bi yandan kedi viyakliyor, bi yandan annem bagiriniyor o kediyi cabuk cikartin oradan yoksa sizi de kediyle beraber kapinin onune koyarim diye. neyse birinci turu atlattik, kediyi guc bela cikarttik kapinin onune sut koyduk sutunu iciyordu kiiiiii..
..bir anda donmesiyle bizim evin kapisindan iceri dalmasi ve bu sefer salona yonelmesi bir oldu.valide gene feryat figan..
tekrar cikartip apartmanin girisine koyduk, hem sutunu icti, bi daha da yukari gelmeye cesaret edemedi.
sabah saat 6:00'da evden cikarken sanirim ust katlardan birinde kapiyi tirmalayip viyakliyordu.
(iste bu da oyle bi anim oldu diyebilir miyiz? diyebiliriz tabii. hatta dedik bile)
(allaam ne bayik bi post oldu boyle..)
-Yumurcak
Bayik post insani
Postu yazarken :
Vega - Serzeniste
Umberto Eco - Kralice Loana'nin gizemli alevi
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Ehemmiyetsiz bir terzilik hadisesi..
Saturday, Ocak 21, 2006
Efenim, pek severim Calikusu'nu, rahmetli Resat Nuri Guntekin'in ruhu $ad olsun, pek güzel yazmis. Binbasi Hayrettin Bey, yaptigi bir ameliyattan bahsederken "Ehemmiyetli bir terzilik ettik" der. Ben de ona nazire, ehemmiyetsiz terzilik hadisemden bahsedeyim istedim.
Aslinda bu terzilik olayinin tarihcesi baya bi eskilere dayaniyor. Once sag el bilegimde beliriveren agrimsi seyler, yanmalar sonucu nette minik bir arastirma ile basimdan asagi kaynar sularin dokulmesi. Tabii, siz semptomlari yazip google'da enter tusuna bastiginizda dunya kadar felaketle karsilasiyorsunuz, nitekim ben de yaklasik 100 kadar siteyi inceledikten sonra bilegimde kanser olabilme riskiyle karsi karsiya kaldigimi dusunmeye basladim. Gerci her zamanki gibi hic bi sey yapmaksizin oturup "belki kendi kendine gecer?" modunda bekledim.
Ancak gecen gunler benim bu "belki kendi kendine gecer" teorimin tam tersine, her gecen gun buyuyecegini bir kez daha kafama kakti.
Ilk once Alman hastahanesi'ne gittim.. Oradaki ortopedi doktoru, soguk kompres ve ilgili bir kac ilaci burnuma dayayarak beni sepetledi. Hayir, mumkun degil benim icin. Benim gibi ilac icmekten hele saatli ilac icmekten hic hazzetmeyen bir insan icin nasil insanustu bir caba gosterdigini ve hele o soguk kompres zamanlarinin nasil sacma salak oldugunu hissettigini anca basina gelen anlayabilir.
Basladiktan 2 koca (ve cok zor.. phew!) gun sonra bu isin bana zor geldigine kanaat getirip ilaci milaci kompresi mompresi biraktim. Aradan 2 ay gecti. Benim bilek bu arada viyakliyor, ben sakinlestirmeye calisiyorum, oyle koyuyorum agriyor, boyle koyuyorum cirliyor, yok arkadas olacak gibi degil, yine hastanenin yolu gorundu bana..
Alman hastanesine gidersem doktorun "neden dediklerimi yapmadin?" diyecegini kestirebildigim icin pasa pasa acibadem hastanesinin yolunu tuttum. Oradaki doktora bir oncekinde yapilan tedaviyi anlattiktan sonra "hmmm.. o zaman size kortizon yapicez" dedigi anda "hih tamam, tek seferde kurtulacam!" diye dusundum, ancak bu islem yapildiktan tahminen 2 ay sonrasinda bilegim tekrar viyaklamaya baslayinca tekrar hastanenin yolunu tutacagimi anladim.
Amerikan hastanesine sirketten arkadaslarin tavsiyesi uzerine gittim. Tabii daha onceden basimdan gecenlerden deneyimli oldugumdan dolayi, butun olayi basindan sonuna kadar butun tedavilerle birlikte anlattiktan sonra doktor soyle bir bakip "filmimizi cektirelim aklimizda bisii kalmasin" dedi. Ben pasa pasa filmimi cektirdim (bu arada filmi ceken hemsire cok tatli bi hatundu, belirtmeden gecemiycem) ve tekrar ortopedi servisinin yolunu tuttum. Bu sefer doktorlar ikilenmis, ben boynunu (bilegini) bicak altina uzatmis koyun gibi melül melül gözlerle dudaklarinin arasindan cikmasi muhtemel tek kelimeyi bekliyorum..
Yok, bu sekilde olmadi.Olay soyle gelisti efenim, daha onceki doktorlar size ne oldugu konusunda bir bilgi verdiler mi? diye sordu cerrah olan. ben de hayir diyince masasinin cekmecesinden bir el maketi cikartip (sanirim butun vucut parcalari icin bu sekilde maketler var, ne guzel, icinizi disinizi size gosteriveriyolar "aha sende su var" diye) bana kanallari, kanallarin arasinda neler oldugunu, damarlarin ne yaptigini, bilegimi zorlamanin ne hale getirdigini vs. uygulamali olarak gosterdi. daha sonra da "siz zaten ne istediginizi bilen bi hastasiniz" dedi, "ne yapalim?"
kortizondan ve soguk kompreslerden gina geldigi icin (kortizonla sıkıntım yoktu da, bilegimi alciya aldilar o cok etkiledi beni) kesin gitsin dedim:)
Ertesi sabah terzilik ameliyesi icin sozlestik
Sabah ac bi ilac ben hastanenin yolunu tuttum kardesimle beraber.. Bu arada evdekilerin haberi yok, beni sadece doktora kontrole gidecek diye biliyorlar, kardesime de caktirma diye soylemisim, o da nisantasinda isi oldugu icin beraber gidecegini soylemis. "tap sikrıt" bi durum sozkonusu yani. Neyse, biz sabah saat 9 gibi hastanenin kapisindan iceri giris yaptik.
Once formlar doldurttular, bi dunya, zaten sigarasizim, kan beynime sicradi sicrayacak, hayir normalde sakin bir insanim belki ama o anda sorulari okurken kagidi parcalayip yememekle hemsirenin ustune atlayip bogazini sikmak arasinda gidip geliyorum. Neyse, bilmem kac soruluk anestezi formu dolduktan sonra beni kardesimle yalniz biraktilar.
Bu arada, hastanenin terzihane bolumu tam bir curcuna.. sanki millet oraya piknige gelmis, ortada cocuklar bagirisiyor falan. sinir icinde siramin gelmesini beklerken kara kasli kara gözlü bir hemsiraanim beni cagirdi iceriye. "kiminiz kimseniz var mi?" diye sorunca bi garip oldum, yahu uzaktan bahce bitkisine mi benziyorum diye dusundum, kardesim var demisim, iyi o zaman gelsin yardimci olsun dedi. ben her isimi kendim gorucem ya, kardesime telefonumu birakip iceriye yollandim.
icerisi bir baska garip bir alem.. beni etrafinda amerikan filmlerinde gordugum bez perdelerin bulundugu bir odaciga aldilar, tek basima soyunmasina soyundum da, o ameliyat gomlegini giymek hic o kadar da kolay degilmis, oyle yaptim olmadi, boyle cektim olmadi, saga donuyorum sol taraf dusuyor, sola donuyorum sag taraf dusuyor, baya bi cebellestikten sonra ensemde iki ucunu birlestirmeyi becerdim sonunda. yataga yattim koyun gibi bekliyorum.
tonton bi hastabakici amca geldi makara yaptik baya, nereli oldugumdan basladik, bir baska hastabakiciyla atistilar azicik, "bu herif vatandas degil alucrali" deyince ben makaralari koyverdim, karizmayi da sifirladik bu arada, hemsire tayfasi bana gülüyo filan. sonra kolumu deldiler, hazirlik bitti, ameliyathaneye aldilar.
ameliyathane ayri bir alem.
yahu o ne soguk oyle, adamin iligine kadar isliyor, resmen dondugumu hissettim, heralde kan basinci düssün diye yapiyorlar sogukta. once bi kez bisii enjekte ettiler kolumdan iceri, bu arada biz hala hastabakiciyla memleket meselelerine acil cozumler bulmakla mesguluz, bisii daha enjekte ettiler sonra, beyaz bisiidi, sonrasini hatirlamiyorum.
gozumu actigimda tekrar ayni amerikanvari perdeli odadaydim.
ben ameliyathanedeyken kardesim koltukta uyuyakalmis, onu da uyandirmislar, gelmis, baktim tepemde dikiliyor. oyle soylendigi gibi sayiklama vs hali hic olmadi bende, sanki sabah uyanmis gibi dinlenmis olarak kalktim. oramda buramda kablolar agzimda burnumda oksijen maskesi var filan. sonra agrim artinca hemsiranim sagolsun bi igne yapti bana ama kafam o kadar güzel ki, normalde hic eserip beserip iki lafi bi araya getiremeyen ben, hatunla makara yaptik filan, hatun da gülüyo ben de gülecegim de canim aciyo hafiften.. neyse, ben tamamen uyandim ama arada daliyorum, nefes alma güclügü cektigimden hic yatamam sirt uzeri, nefesim tikaniyo uyaniyorum. neyse uyur uyanik biz nekahat donemini atlattik ve meyve suyu ile ilk yemegimi yedim.
sonrasinda ciktik kardesimle beraber, once teyzemlere gittim gecmis olsun dedirttim kendime, giderken simit aldik bol bol, teyzemler de kahvalti sofrasini hazirlamislar, receldi peynirdi zeytindi caydi derken dünyayi indirmisim ben tabi. oradan ciktim arkadasimin yanina gittim onla geyik yaptik bol bol, eve girdigimde saat 23 olmustu. valide soruyor oglum sen nerdesin ne bicim hastasin sen diye. ilk bagirma krizi benim lokal degil narkozla uyutuldugumu ogrenince oldu, valide cileden cikti resmen, sen manyak misin anestezi olmussun, ya kalsaydin masada noolacakti diye..
efenim toplam 15 dakka suren ameliyat icin bunca laf yazabildim (45 dk. dir yaziyorum) ya, hakikaten benim artik ceneme vurmus demekki, en iyisi susayim artik ben :))
Bu postu yaziyorken:
Muzik: Vega - Serzeniste
Kitap : Umberto Eco - Foucault sarkaci
-Yumurcak
ILGILI LINKLER:
- DeQuervain's syndrome (bilek agrisi) anne hastaligi diye de biliniyor
- Nnnn c
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Izmir uzerine
Perşembe, Ocak 19, 2006
Izmir'in
Kizi deniz kokar,
Denizi kiz..
Sokaklari
Hem deniz kokar,
Hem de kiz!
Behçet Necatigil
fazla soze ne hacet!