Ehemmiyetsiz bir terzilik hadisesi..
Cumartesi, Ocak 21, 2006
Efenim, pek severim Calikusu'nu, rahmetli Resat Nuri Guntekin'in ruhu $ad olsun, pek güzel yazmis. Binbasi Hayrettin Bey, yaptigi bir ameliyattan bahsederken "Ehemmiyetli bir terzilik ettik" der. Ben de ona nazire, ehemmiyetsiz terzilik hadisemden bahsedeyim istedim.
Aslinda bu terzilik olayinin tarihcesi baya bi eskilere dayaniyor. Once sag el bilegimde beliriveren agrimsi seyler, yanmalar sonucu nette minik bir arastirma ile basimdan asagi kaynar sularin dokulmesi. Tabii, siz semptomlari yazip google'da enter tusuna bastiginizda dunya kadar felaketle karsilasiyorsunuz, nitekim ben de yaklasik 100 kadar siteyi inceledikten sonra bilegimde kanser olabilme riskiyle karsi karsiya kaldigimi dusunmeye basladim. Gerci her zamanki gibi hic bi sey yapmaksizin oturup "belki kendi kendine gecer?" modunda bekledim.
Ancak gecen gunler benim bu "belki kendi kendine gecer" teorimin tam tersine, her gecen gun buyuyecegini bir kez daha kafama kakti.
Ilk once Alman hastahanesi'ne gittim.. Oradaki ortopedi doktoru, soguk kompres ve ilgili bir kac ilaci burnuma dayayarak beni sepetledi. Hayir, mumkun degil benim icin. Benim gibi ilac icmekten hele saatli ilac icmekten hic hazzetmeyen bir insan icin nasil insanustu bir caba gosterdigini ve hele o soguk kompres zamanlarinin nasil sacma salak oldugunu hissettigini anca basina gelen anlayabilir.
Basladiktan 2 koca (ve cok zor.. phew!) gun sonra bu isin bana zor geldigine kanaat getirip ilaci milaci kompresi mompresi biraktim. Aradan 2 ay gecti. Benim bilek bu arada viyakliyor, ben sakinlestirmeye calisiyorum, oyle koyuyorum agriyor, boyle koyuyorum cirliyor, yok arkadas olacak gibi degil, yine hastanenin yolu gorundu bana..
Alman hastanesine gidersem doktorun "neden dediklerimi yapmadin?" diyecegini kestirebildigim icin pasa pasa acibadem hastanesinin yolunu tuttum. Oradaki doktora bir oncekinde yapilan tedaviyi anlattiktan sonra "hmmm.. o zaman size kortizon yapicez" dedigi anda "hih tamam, tek seferde kurtulacam!" diye dusundum, ancak bu islem yapildiktan tahminen 2 ay sonrasinda bilegim tekrar viyaklamaya baslayinca tekrar hastanenin yolunu tutacagimi anladim.
Amerikan hastanesine sirketten arkadaslarin tavsiyesi uzerine gittim. Tabii daha onceden basimdan gecenlerden deneyimli oldugumdan dolayi, butun olayi basindan sonuna kadar butun tedavilerle birlikte anlattiktan sonra doktor soyle bir bakip "filmimizi cektirelim aklimizda bisii kalmasin" dedi. Ben pasa pasa filmimi cektirdim (bu arada filmi ceken hemsire cok tatli bi hatundu, belirtmeden gecemiycem) ve tekrar ortopedi servisinin yolunu tuttum. Bu sefer doktorlar ikilenmis, ben boynunu (bilegini) bicak altina uzatmis koyun gibi melül melül gözlerle dudaklarinin arasindan cikmasi muhtemel tek kelimeyi bekliyorum..
Yok, bu sekilde olmadi.Olay soyle gelisti efenim, daha onceki doktorlar size ne oldugu konusunda bir bilgi verdiler mi? diye sordu cerrah olan. ben de hayir diyince masasinin cekmecesinden bir el maketi cikartip (sanirim butun vucut parcalari icin bu sekilde maketler var, ne guzel, icinizi disinizi size gosteriveriyolar "aha sende su var" diye) bana kanallari, kanallarin arasinda neler oldugunu, damarlarin ne yaptigini, bilegimi zorlamanin ne hale getirdigini vs. uygulamali olarak gosterdi. daha sonra da "siz zaten ne istediginizi bilen bi hastasiniz" dedi, "ne yapalim?"
kortizondan ve soguk kompreslerden gina geldigi icin (kortizonla sıkıntım yoktu da, bilegimi alciya aldilar o cok etkiledi beni) kesin gitsin dedim:)
Ertesi sabah terzilik ameliyesi icin sozlestik
Sabah ac bi ilac ben hastanenin yolunu tuttum kardesimle beraber.. Bu arada evdekilerin haberi yok, beni sadece doktora kontrole gidecek diye biliyorlar, kardesime de caktirma diye soylemisim, o da nisantasinda isi oldugu icin beraber gidecegini soylemis. "tap sikrıt" bi durum sozkonusu yani. Neyse, biz sabah saat 9 gibi hastanenin kapisindan iceri giris yaptik.
Once formlar doldurttular, bi dunya, zaten sigarasizim, kan beynime sicradi sicrayacak, hayir normalde sakin bir insanim belki ama o anda sorulari okurken kagidi parcalayip yememekle hemsirenin ustune atlayip bogazini sikmak arasinda gidip geliyorum. Neyse, bilmem kac soruluk anestezi formu dolduktan sonra beni kardesimle yalniz biraktilar.
Bu arada, hastanenin terzihane bolumu tam bir curcuna.. sanki millet oraya piknige gelmis, ortada cocuklar bagirisiyor falan. sinir icinde siramin gelmesini beklerken kara kasli kara gözlü bir hemsiraanim beni cagirdi iceriye. "kiminiz kimseniz var mi?" diye sorunca bi garip oldum, yahu uzaktan bahce bitkisine mi benziyorum diye dusundum, kardesim var demisim, iyi o zaman gelsin yardimci olsun dedi. ben her isimi kendim gorucem ya, kardesime telefonumu birakip iceriye yollandim.
icerisi bir baska garip bir alem.. beni etrafinda amerikan filmlerinde gordugum bez perdelerin bulundugu bir odaciga aldilar, tek basima soyunmasina soyundum da, o ameliyat gomlegini giymek hic o kadar da kolay degilmis, oyle yaptim olmadi, boyle cektim olmadi, saga donuyorum sol taraf dusuyor, sola donuyorum sag taraf dusuyor, baya bi cebellestikten sonra ensemde iki ucunu birlestirmeyi becerdim sonunda. yataga yattim koyun gibi bekliyorum.
tonton bi hastabakici amca geldi makara yaptik baya, nereli oldugumdan basladik, bir baska hastabakiciyla atistilar azicik, "bu herif vatandas degil alucrali" deyince ben makaralari koyverdim, karizmayi da sifirladik bu arada, hemsire tayfasi bana gülüyo filan. sonra kolumu deldiler, hazirlik bitti, ameliyathaneye aldilar.
ameliyathane ayri bir alem.
yahu o ne soguk oyle, adamin iligine kadar isliyor, resmen dondugumu hissettim, heralde kan basinci düssün diye yapiyorlar sogukta. once bi kez bisii enjekte ettiler kolumdan iceri, bu arada biz hala hastabakiciyla memleket meselelerine acil cozumler bulmakla mesguluz, bisii daha enjekte ettiler sonra, beyaz bisiidi, sonrasini hatirlamiyorum.
gozumu actigimda tekrar ayni amerikanvari perdeli odadaydim.
ben ameliyathanedeyken kardesim koltukta uyuyakalmis, onu da uyandirmislar, gelmis, baktim tepemde dikiliyor. oyle soylendigi gibi sayiklama vs hali hic olmadi bende, sanki sabah uyanmis gibi dinlenmis olarak kalktim. oramda buramda kablolar agzimda burnumda oksijen maskesi var filan. sonra agrim artinca hemsiranim sagolsun bi igne yapti bana ama kafam o kadar güzel ki, normalde hic eserip beserip iki lafi bi araya getiremeyen ben, hatunla makara yaptik filan, hatun da gülüyo ben de gülecegim de canim aciyo hafiften.. neyse, ben tamamen uyandim ama arada daliyorum, nefes alma güclügü cektigimden hic yatamam sirt uzeri, nefesim tikaniyo uyaniyorum. neyse uyur uyanik biz nekahat donemini atlattik ve meyve suyu ile ilk yemegimi yedim.
sonrasinda ciktik kardesimle beraber, once teyzemlere gittim gecmis olsun dedirttim kendime, giderken simit aldik bol bol, teyzemler de kahvalti sofrasini hazirlamislar, receldi peynirdi zeytindi caydi derken dünyayi indirmisim ben tabi. oradan ciktim arkadasimin yanina gittim onla geyik yaptik bol bol, eve girdigimde saat 23 olmustu. valide soruyor oglum sen nerdesin ne bicim hastasin sen diye. ilk bagirma krizi benim lokal degil narkozla uyutuldugumu ogrenince oldu, valide cileden cikti resmen, sen manyak misin anestezi olmussun, ya kalsaydin masada noolacakti diye..
efenim toplam 15 dakka suren ameliyat icin bunca laf yazabildim (45 dk. dir yaziyorum) ya, hakikaten benim artik ceneme vurmus demekki, en iyisi susayim artik ben :))
Bu postu yaziyorken:
Muzik: Vega - Serzeniste
Kitap : Umberto Eco - Foucault sarkaci
-Yumurcak
ILGILI LINKLER:
- DeQuervain's syndrome (bilek agrisi) anne hastaligi diye de biliniyor
- Nnnn c
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
1 yorum yazılmıştır.
2006-01-23 02:33:13 - Başlıksız Yorum
Yazan: esekbasiPeki nedir son durum? cok gecmis olsun yaa:( Cidden 15 dk bile olsa uyutmuslar yani. Neymis peki, neden olmus? Amaaan, bu hastaliklar olmasin yaa:(((
Bağlantı - -